ENGELLEMELERE RAĞMEN BASIN AÇIKLAMAMIZI YAPTIK

DİVRİĞİ İÇİN, MURSAL İÇİN BASIN AÇIKLAMASI YAPTIK
"Toprağıma, Suyuma, Sağlığıma, Divriği'ye Dokunma" teması ile üye ve dostlarımızı basın açıklamamıza davet ettik. Davetimiz basında ve geniş bir kitlede karşılık buldu. Anayasadan kaynaklanan hakkımız olan "Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Düzenleme Hakkını" kullanmak adına hiçbir merciye izin talebinde bulunmadık. Ancak çağrımızın bulduğu büyük karşılık bazı çevreleri rahatsız etmiş olacak ki son akşamdan açıklamanın yapılacağı güne kadar yasak, yapamazsınız uyarılarını aldık. Neticede Beyoğlu ilçe sınırları içinde bu tür eylemlerin yasak olduğuna dair bir tebligat ta aldık. Ancak kitlemiz buluşma noktasında bizi bekliyordu. Kitle ile buluşarak açıklamamızı derneğimizde yapmak üzere İstiklal Caddesi'ne ulaştığımızda polis barikatı ile karşılaştık. Görüşmeler üzerine Tünel Meydanına heyet olarak gidip, oradaki dostlarımızı da alarak Suriye Pasajı önüne geldik. Yaklaşık 250-300 kişilik bir kitle ile birlikte basın açıklamamızı gerçekleştirdik. Basın açıklamamıza basın kuruluşları yoğun ilgi gösterdi. Bu etkinliğimizde başından sonuna kadar yanımızda olan; CHP Milletvekilleri; Ali ŞEKER, Turan AYDOĞAN, Özgür KARABAT'a, HDP Milletvekilleri Oya ERSOY ve Ali KENANOĞLU'na, Makina Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Battal KILIÇ'a, İstanbul Meslek Odaları Koordinasyonu Sekreteri Süleyman SOLMAZ'a, CHP İl yöneticilerine, Kangal Dernekler Federasyonu Başkanı Hasan ASLAN'a, TODGEP Genel Başkanı Kadir POLAT'a, Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Aydın DENİZ'e, İkitelli Cemevi Başkan Yard. Aydın YILMAZTÜRK'e, Köy Dernek Başkanlarımıza, ismini burada telaffuz edemediğimiz diğer kurum temsilcilerine, basın emekçilerine, üye ve dostlarımıza teşekkür ederiz. 
Basın açıklamamızı kamuoyunun bilgisine sunuyoruz. 
Saygılarımızla...
Divriği Kültür Derneği 
48. Dönem Yönetim Kurulu

BASINA ve KAMUOYUNA
Sivas’ın bir ilçesi olan Divriği, binlerce yıllık geçmişi ile birçok medeniyete beşiklik etmiş ve bu medeniyetlerin miraslarını bilinen ve bilinmeyenleri ile birlikte günümüze taşımış tarihi bir kenttir.
Divriği, Cumhuriyet’in temellerinin atıldığı Sivas’ın bir ilçesi olarak, bağrındaki demir cevherini Cumhuriyet’in hizmetine sunarak, Cumhuriyet’in sağlam temeller üzerinde yükselmesine katkı sunmuş bir kenttir.
Sadece bu iki özelliği ile bile olsa büyümesi, gelişmesi gereken bu ilçe maalesef Cumhuriyet’in 4. Sınıf bir ilçesi olarak kalmış, gelişmemiş, sürekli küçülmüştür. İlçe halkı büyük şehirlere savrulmuştur.
Divriği bugün yeni bir tehlike ile karşı karşıyadır. İlçemiz köylerinden Mursal’da altın arama faaliyeti yapılmak istenmektedir. Bu faaliyetin yapılmak istendiği bölge Divriği’nin yegâne su kaynağı olan bir bölgedir. Divriği’nin içme suyu ve tarımsal sulama suyu bu bölgedeki barajdan sağlanmaktadır. Aynı zamanda tarımsal üretimin ve hayvancılık faaliyetinin yapıldığı bir bölgedir. Divriği’nin yaşam kaynağıdır. Can damarıdır. Daha bir ay önce Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından yüz günlük icraat programı çerçevesinde “4 adet yeni içme suyu tesisi ile 344 bin vatandaşımıza yıllık 70.8 milyon m3 temiz kaliteli ve yeterli içme suyu sağlanması” ifadesi ile açıkladığı projelerinden biri Divriği İçme Suyu Projesidir. Bu su da Mursal bölgesinden sağlanmaktadır. Altın madeni işletmesinin kurulması ile bu içme suyu projesi çöpe gitmektedir. 
Altının sondajlarla aranması sırasında sondaj kimyasallarının fay kırıklarından yer altı sularına karışması ile içme sularının kirlenme riski vardır. Ayrıca işletme sürecindeki delme ve patlatmalar ile ortaya çıkan toz ve gürültü Mursal dahil bölgedeki köyleri artık yaşanılamaz hale getirecek ve bölge insansızlaşacaktır. En önemlisi altının topraktan ayrıştırılması sırasında kullanılan siyanürün toprağa sızması, su kaynaklarına karışması ise telafisi mümkün olmayan zararlar verecektir. Biz Divriğililer olarak bu faaliyete karşıyız. Yaşamımızı, suyumuzu, toprağımızı savunacağız. Bir ton toprakta muhtemel bir gram altını bulmak için, vazgeçilmez yaşamsal bir değerlerimiz olan doğamızın, suyumuzun, sağlığımızın yok edilmesine izin vermeyeceğiz. 
Maden Tetkik Arama ekiplerinin temmuz ayı sonunda köye girme girişimleri Divriğililerin müdahalesi ile engellendi. Ayrıca avukatımız arama faaliyetinin yasal gerekliliklerini yerine getirmediklerini tespit ederek çalışmanın başlamasını engelledi. Sonraki süreçte, Divriğili dernekler, vakıflar ve Mursal Muhtarlığı bir araya gelerek Mursal Dayanışma Platformunu oluşturdular. Kamuoyunu bilinçlendirme çalışmaları yapıldı. Ayrıca 24 Ağustosta Divriği’de bir konser düzenlendi. Bayram tatilinden sonra Divriği’nin yalnızlaşmasını fırsat bilerek 3 Eylül gece yarısı saat 04.00 de Maden Tetkik Arama ekipleri yüzlerce jandarmanın koruması altında köye girdiler. Bugün Mursal bölgesinde adı konmamış bir sıkıyönetim ortamı mevcuttur. Jandarma nezaretinde topraklarımız iş makinaları ile parçalanmaktadır. 
Yasa diyormuş ki, eğer toprağın altındaki ekonomik değer üzerindekinden fazlaysa maden işletilebilirmiş. Bu, insandan, kültürel değerlerden, duygudan, doğadan uzak rantçı yaklaşım asla kabul edilemez. Anayasanın 56. Maddesi Devlete ve Yurttaşa sağlıklı bir çevrede yaşama olanaklarının sağlanması için yükümlülükler vermiştir. Bizler Yurttaş olarak toprağımıza, havamıza, suyumuza, sağlığımıza, yaşamımıza doğrudan saldırı olarak değerlendirdiğimiz bu girişimi reddediyoruz ve anayasadan, evrensel insan haklarından aldığımız meşru müdafaa hakkınızı sonuna kadar kullanacağız. Toprak olmadan vatan olmaz. Topraklarını koruyan ve savunan bir halk olmazsa devlet var olamaz. 
Tamamen yabancı sermayeli maden şirketlerinin menfaatine olan devletimize ve topluma bir faydası olmayan ve telafisi mümkün olmayan sosyal yaralar açacak olan sömürge madenciliğine karşıyız. Merhum Ozan Ali Kızıltuğ’ın Yama Dağları ve köylerden alacağı ortada dururken onun mezarını da buradan söküp atacak olan bu sömürge madenciliğine karşıyız. Direneceğiz. 
Bu direniş siyaset üstü, inanç üstü bir direniştir. Bu bir insanlık davasıdır, var olma davasıdır. Bu mücadelede tüm duyarlı kamuoyunu ve tüm Divriğilileri yanınıza görmek istiyoruz. Biz bu toprakların üzerine yaşadık altına da gömülmek istiyoruz. Biz Divriği’yi geçmiş medeniyetlerden emanet aldık, geleceğe, çocuklarımıza, torunlarımıza emanetleri ile birlikte miras olarak bırakmak kararlılığındayız. Atalarımızın bize bıraktığı bu aziz hatıraya saygı gösterilmesini istiyoruz.
Devletimizden bu hassasiyetlerimizi dikkate alarak bu faaliyetten vazgeçmesini, huzursuzluğumuzu ortadan kaldırmasını talep ediyoruz.
Bizim madenimiz kirlenmemiş yüreklerimizde. Bu ses bizim, bu davet bizim, bu topraklar hepimizin.
Yaşasın Mursal!
Yaşasın Divriği!
Divriği Kültür Derneği ve Divriği Köy Dernekleri